Kayıtlar

Kendime Ait Düşünceler Dehlizi

Beyler beyler, Aklı başında bir insan en çok neyden hoşlanır bilir misiniz? Cevap: Kendisinden. Öyleyse bende kendimden bahsedeyim biraz.        Ben yaşlı bir insanım, hani enerjisi çok düşük olup ama akıllı olanlardan. Kendimi diğerlerinden akıllı saymamın tek nedeni bitirmek şöyle dursun, hayatım boyunca hiç bir işe başlamamış olmamdandır. Akıllı olmak zordur. Siz bunu nereden bileceksiniz ki? Hayatın yükünü omzuma aldığım zaman her şey zorlaşıyor. Bir bir yukarı çıkıyorum Kadıköy merdivenlerinden. Düşündüğüm tek şeyse Jack amcadan bir yudum almak ama param yok. Hangimizin oldu ki? Akıllı adam harcamayı yeni bir eşyaya değil de beynine harcamayı bilir. İşte ben bu yüzden böyleyim. Beynime harcadığım tüm paralar beni en kaygısız insan yapıyor. Düşünsene dertsiz ve tasasız olduğunu. Belki son model bir araban ya da çıkabileceğin lüks tatil için otel paran yok ama mutlusun çünkü gereği yok. Hiç bir şeyin yok niye olsun ki? Dünya için çok da önemli olmayan işler p...

Kadın, Ahlak ve Gelişim Üzerine Bir Bakış Açısı

Dünya, her gün değişen. Her salise ise farklılaşan bir diyarların topluluğu. Sadece dünya da değil evren ve nicesi. Değişmeyen hiç bir şey yok. Her şey değişip farklılaşırken bizler şuan burada bunu okuyoruz. Sormamız gereken soru ise şu: Ne kadar farklılaştık? Sizlere orta çağ da yaşanan savaşları aktarmayacağım, ya da önümüzdeki zaferleri. Yaptığım şey düşünmek, sadece düşünmek. Evet, bedava olduğu için günümüzde pek revaçta değil ama bugüne gelmemizi sağlayan şey de bedava olanı geliştirmek. Öne sürdüğüm düşünce ise şu: Ne kadar değiştik?     Bunu şu şekilde algılamak gerekiyor, değişmek sadece farklılaşmak anlamına geliyor ve bu iyi yönde veyahut kötü yönde olabilir. Temel alabileceğimiz net bir iyi yada kötünün ne olduğuna dair bir referans olmadığına göre tamamen kaygan zeminlerde yürüyoruz. Kendime sorduğum başlıca sorular şu: Günümüzde insanların kaçı hayatından memnun? Günümüzde insanların kaçı yaşamdan tatmin oluyor? Günümüzdeki insanların geçmişe oranla ilerlemesi...

İnsanlık Hastalıklıdır -Benlik

  Niye hayal ederiz ve bu niçin ekseriyetle acı verir? İnsanlar çeşit çeşit, her biri ayrı derya ve çok özel. Bırakalım artık bu hümanizm saçmalıklarını. Herkes kendini dünyanın merkezinde görüyor diye o kişi dünyanın merkezinde olmuyor, plecebo etkisi ile yapay bir iyimserlik haline kendisini sokan insan manipüle edilmeye hazır oluyor, manipüle eden kişi mi kim? Genelde bir insan sarrafı. Peki ya sarraf dediğimiz kişiler gerçekten insanları tanıyan yaşlı ve tecrübesi bol kimseler midir? Dağda yaşayan bir keşişin iyimserlik hakkında söyledikleri söz onu insanları tanımaya mı iter? Yaptığım sıkça hareketlerden birisi de tanımadığım insanlar hakkında sadece iyimser gibi gözüken, esasında ise hiç bir şey belirtmediğim karakteristik özellikleri söylemek oluyor. Tanıdık geldi mi? Aynı burç yorumları gibi. Niye bu insanlar beni anında insan sarrafı ilan ediyorlar? Kendi dünyasının merkezinde yaşayan insanları sadece basit duygusal bir hayal kurma safhasından sonra etkileyebilmek belki de...

Bireysellik Üzerine Düşüncelerim

        Bu yazıyı yazmanın sevincini yaşıyorum zira uzun zamandır düşündüğüm bir konunun cevabını buldum ki bu beni ziyadesiyle tatmin etti. Dünya sekülerleşiyor, dünya değişiyor ve dünya ileri gidiyor; yaşam ileri gidiyor keza bilim de öyle ve gelişen bilim olduğu gibi felsefe de gelişiyor, tabularımızı birer birer yıktıkça insan psikolojisini arşınlıyoruz. Jung, Adler ve Freud bu muhteşem üçlü derinlik psikolojinin kurucuları ve hepsi de insanlığa katkıları olan güzel insanlar. Seviyorum bu adamları çünkü dünyanın seyrini değiştirmek ile kalmadılar üç farklı ekol kazandırdılar psikolojiye bu ekoller farklı olsa da aynı kapıya çıkıyordu: Bireysellik. Neden önemli bu bireysellik? Sizler bunun cevabını gayet iyi bileceğinizi tahmin ediyorum. Gerek liberal hümanizmin üzerimize saldığı reklam gerekse hocalarımızın ve kişisel gelişim kitaplarının bize verdiği telkinler ile bireyselliğin çok önemli ve yüce bir şey olduğunu kabul ettik. Peki bu duruma nasıl gelebildik? Or...

Kişisel Gelişim Kitaplarının Saçmalığı

İddia ediyorum kişisel gelişim kitaplarının %85'i gereksiz, saçma ve para tuzağıdır. Korkunç bir yüzde ama gerçek bir durum. Kişisel gelişim deyince akla kendimizi geliştirmek gelir fakat piyasadaki çoğu kitap bunu yapmıyor ayrıca süslü bir dille sana vakit de kaybettiriyor. Kısa bir yazı olacak ama önemli bir yazı gel moruk ilacın bende ihtiyacın olan şeyi biliyorum, bir çok insanın istediğini bildiğim gibi. Belki de yoruldun bu maratondan sürekli aynı şeyler, aynı hayat ve aynı rutin. Bitsin artık diyorsun, sıradışı şeyler yapmalıyım diyorsun kendine ve evet yapmalısın ama bunun yerine ne yapıyorsun? Düşünüyorsun ne yapabilirim diye haha güldürme beni Bir şeyi yapmak istiyorsan bir yolunu bulursun, istemiyorsan da bir bahane bulursun. Eminim bahanelerin hazırdır senin için. YGS ye gireceğim sınavlar var, çok yüksek tempoda bir hayatım var, iş beni yoruyor, eğer bunu yaparsak daha iyi olacak biliyorum ama yorulacağım. Bak dostum seni tebrik ediyorum çünkü toplumumuzun geri kalan...

İnsanlık Hastalıklıdır -AŞK

 İnsanlık... Engin güçleri olan varlık. Ne yazık ki o kadar da engin değil. Hayvanlardan üstün kılınırken bazı durumlarda da onlardan aşağı kılındık. Bunlardan birisi de aşk.    Tabii burada aşk denilince hangi aşk dememiz normal oluyor zira aşk çok çeşitli bir şeydir. Vatan aşkı, anne aşkı, insan aşkı, hayvan aşkı diye uzayıp gider bu liste. Ben burada karşı cinse olan aşkı değineceğim. Herkes hayatında bir kerede olsun birisini sevmiştir. O güzel gülümsemesini sana doğru çevirdiğin de için içini yiyordur. Hem de o kadar güzel bir şeydir ki aşk, ona bakmaya kıyamazsın fakat baktıkça da doyamazsın. İşte böyledir ya aşk: Kalbinin uçup gitmesi, her şeye, herkese iyi davranmak ve çok mutlu olmak değil midir aşk?     Değildir. İnsanlık ne yazık ki bazı şeyleri unutuyor veyahut sonunu bile bile yaşamaya devam ediyor. Örneğin ölüm. Kaç kişi ölümü her saniyesinde hatırlayarak vaktini ona göre harcıyor ki? Bir elin parmağını geçmez. Aynı şekilde aşk da böyle bir şey ...